PVC, Polivinil Klorür

POLİVİNİL KLORÜR (PVC)

POLİVİNİL KLORÜR (PVC)

Polivinil klorür (PVC), kimya endüstrisinin en önemli ve en yaygın kullanılan plastiklerinden biridir. PVC, çok geniş bir kullanım yelpazesine sahip olup, özellikle yapı sektöründe önemli bir yere sahiptir.

Dünya genelinde üretilen PVC’nin yaklaşık %50’sinden fazlası inşaat sektöründe kullanılır. Ucuz, dayanıklı ve kolay monte edilebilir olması nedeniyle PVC, son yıllarda ahşap, beton ve kil gibi geleneksel yapı malzemelerinin yerini almaya başlamıştır.

PVC’nin başlıca kullanım alanları şunlardır:

  • Kapı ve pencere profilleri
  • Vinil cephe kaplamaları
  • Boru ve tesisat malzemeleri
  • Elektrik kabloları
  • Döşeme kaplamaları
  • Hobi ve dekoratif malzemeler

 

Esnekliği ve düşük maliyeti sayesinde PVC, su ve atık su hatlarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Ayrıca, son 50 yılda sağlık sektöründe de önemli bir malzeme haline gelmiştir. Bugün, kan torbaları, transfüzyon setleri, kateterler, drenler, stoma ürünleri gibi pek çok medikal ekipman PVC’den üretilmektedir.

PVC, Polivinil Klorür

Üretimi

PVC, vinil klorür monomerinin (VCM) polimerizasyonu yoluyla elde edilir. Elde edilen PVC başlangıçta sert ve kırılgan bir yapıya sahiptir. Ancak, üretim sürecinde plastifiyan adı verilen katkı maddeleri ilave edilerek malzeme daha esnek ve yumuşak hale getirilebilir. Bu sayede farklı endüstrilerde çok çeşitli formlarda kullanılabilir.

Geri Dönüşüm

PVC, geri dönüştürülebilir bir plastik türüdür. Yeniden işlenerek farklı ürünlerde kullanılabilir.

PVC’nin uluslararası geri dönüşüm kodu “3” olarak belirlenmiştir. Bu kod, PVC içeren ürünlerin geri dönüşüm sürecinde kolayca tanımlanmasını sağlar.

Tarihçe

PVC’nin keşfi 19. yüzyıla dayanmaktadır. 1835 yılında Henri Victor Regnault ve 1872 yılında Eugen Baumann,
vinil klorürün ışık altında kendiliğinden polimerleşmesi sonucu PVC’yi tesadüfen keşfetmişlerdir.

20. yüzyılın başlarında Rus kimyager Ivan Ostromislensky ve Fritz Klatte (Alman kimya şirketi Griesheim-Elektron) PVC’yi ticari olarak üretmeye çalışsalar da, gevrekliği ve işlenme zorlukları nedeniyle başarılı olamamışlardır.

PVC’nin ticari başarısı, 1926 yılında B.F. Goodrich şirketinden Waldo Semon’un, PVC’yi çeşitli katkı maddeleriyle karıştırarak plastikleştirme yöntemini geliştirmesiyle gerçekleşmiştir. Bu yöntem sayesinde PVC esnek, dayanıklı ve kolay işlenebilir bir plastik haline gelmiştir. Bu gelişme, PVC’nin endüstriyel ve ticari alanda hızla yayılmasına öncülük etmiştir.

Geleceği Dönüştürmeye Bugün Başla!
Geri Dönüşümde Güvenilir İş Ortağınız